MANAVGAT TRAVESTİLERİ KARŞILAŞMA HİKAYESİ

MANAVGAT TRAVESTİLERİ

Manavgat travestileri Senin, onlarla karşılaşma hikayen nasıldı? Sadece gözlem, hayal gücü ve yaşamı özümseyerek mi oluşturdun onları Manavgat travesti yoksa başka etkileşimler de var mıydı?Öncelikle şunu diyeyim, dili ve biçimi Side travestileri çok önemsememin yanında, hikâye anlatan hikâyeleri öbürlerinden biraz daha çok seviyorum genellikle. Bunların iç içeliğini… Söze çok fazla yaslanmak da, olay örgüsü ve Side travesti karakterler hilafına bir manzara çizmek de değil arzum. İçinden mümkün mertebe sahici karakterler Manavgat travesti geçen hikâyeler anlatmak. Manavgat travestileri Bunu bir yargı, “öykü Side travestileri budur” biçiminde söylemiyorum, özellikle “seviyorum,” diye kurdum cümleyi. O tür keskin tanımlardan da hazzetmiyorum.Her öyküde belli anlamda bir krizin, dar kapının eşiğinde bir karakterin durumla, hayatıyla, ilişkileriyle yüzleşme, Side travesti cebelleşme hali ve tüm bunlara Manavgat travesti bir parça mesafelenmeyi, soluk almayı sağlayan mizah, ortak nokta. Karakterlerimin çoğunun içinde tanıdığım, gözlediğim insanlardan parçalar Side travestileri vardır tabii. Hiçbiri tek bir kişinin öyküye aktarılmış hali değil.Yapı görme”, kalıpları ve desenleri algılama eğiliminin faydası oluyor karakter yaratmada. Manavgat travestileri Agatha Christie’nin Miss Marple karakterine söylettiği bir söz çok hoşuma gitmişti: “Bazı insanlar bana bazı insanları hatırlatır, böylece hepsini tanımama gerek kalmaz.Yazmayla olan ilişkin nasıl başladı? Manavgat travesti Çocuk Zehra da yazı ile ilgili miydi, ilk yazdığın metinleri hatırlıyor musun? Biraz sen, yazmak ve anlatmak istediğin Side travestileri arasındaki bağın geçmişine gitmek istiyorum burada. Senin hikâyenin başladığı yerlere götürür müsün bizi?Son zamanlarda bundan sıkça bahsettim ama çok Side travesti sevdiğim 5Harfliler için bazı bazı özel ayrıntılara gireyim. Yazmaya başladığım anda yazmaya başladım. Şiirle. İlk şiirim ilk defterimde el yazımla duruyor. Manavgat travestileri Şiirleri “Amatörler” ve “Yeni Şiirler” biçiminde ayırıp 6-12 yaş arası kullanmışım o kırmızı defteri.Çok okuyan ve yazan bir çocuktum, etrafımda da hep benden büyükler vardı. Manavgat travesti En sevdiğim oyuncağım bir aile dostumuzun hediye ettiği pandaydı. Side travesti Kendi kendime dizdiğim hayali evler ve oyun arkadaşlarıyla oyunlar oynardım. Sokakla tanışmamsa sürdü biraz. 10-11 yaşlarımda sanıyorum, bir gün bir top oyununun ortasında buldum kendimi. Feci deneyimsizdim, sokakta oynamanın müthiş zevkli bir şey olduğunu hemen anlamıştım ama bunun için biraz geçti, oyunlarda ütülme riskim yüksekti. Çocukluğumdan hatırladığım komik bir andır o al yanaklı keşif halim.Kendimi ve yaşanan ânı biraz yukarıdan bir noktadan izler gibiydim çocukken, ânın tamamlanması, tam hissedilmesi yazarken gerçekleşiyordu. 16-17 yaşlarımdan itibaren hayatla çok daha içli dışlı biri haline geldim, hatta onun da ortasını bulamadığım zamanlar oldu.