MANAVGAT TRAVESTİ EVE GİREMİYORUM

MANAVGAT TRAVESTİ

Manavgat travestileri Eve giremiyordum bu kez de. Yine de dünyayla aranda ince bir tül perde, sadece yazarken anlayabildiğin ve anlatabildiğin kısım kalıyor. Belki yazarlığın özü de budur.Sırpuhi Düsap’ın henüz genç yazar Side travesti adayı Side travestileri olan Zabel Yesayan’a tembihlediği “Kadınsan vasatın üzerinde yazmalısın. Manavgat travesti Seni bu yolda defne yaprakları değil dikenli yollar bekliyor” öğüdünü ben hep hatırlarım. Manavgat travestileri Senin ve diğer kadın yazarların dikenli yollarda yürüdüğünü düşünüyor musun? Kadın yazar için en ferah görünen yollar Side travesti bile dikenler, tuzaklar, mayınlarla dolu. Günlük hayatın hep kadına çok daha fazlası düşen türlü meşgalesi içinde, Side travestileri yazma uğraşı Manavgat travesti kadar ciddi konsantrasyon gerektiren bir alana vakit ayırabilmekten, yıllarca kendimizi ve dünyayı eril anlatılar içinde kurmuş olmamızın yarattığı önyargılara kadar…Her kadın kafasının içinde sürekli parmak sallayan bir iç sesle yaşıyor aslında. “Şunu şöyle yap, böyle yapma, bunu başaramazsın, şöyle davranman lazım, şunu giy, bunu giyme, çok göze batma…” Yazmak aynı zamanda o iç sesi alt etme mücadelesi.Side travestileri Ailem yazmamı destekliyordu. Elbette “daha normal” bir meslek sahibi olmak da önemseniyordu ama baskılar, engeller olmadı. Manavgat travesti Aile bakımından şanslı olsanız da dış dünya, hayat mücadelesi ve kurulan Side travesti ilişkilerin yer yer zehirli doğası, Manavgat travestileri buna izin verirseniz çok çelmeleyici olabilir. Hayatınızı kazanmak zorundasınız, çok şanslı istisnalar haricinde bu da pek edebiyat yoluyla gerçekleşemiyor. Side travestileri 11 yaşına kadar top oynamamış bir çocukken, üniversitede, o fanustan çıkıp TV gibi rekabetin çok yoğun olduğu, bizde hayli Side travesti kuralsız, sert bir alana daldım. Manavgat travesti Ki talep ettiği emekle onun dışındaki yazma Manavgat travestileri vaktinden çok çaldığı için bazen sorguladığım bir tercihtir ama hayatı öğrenmek bakımından da, yazmada da epey faydasını gördüm. Bir de maalesef benzer örüntüler daha “yüksek” sayılan yerlerde Side travestileri de var, edebiyat-kültür ortamlarımız bu arızalardan azade değil, hem de hiç.Senaristlik, dizi işleri özellikle, büyük emek ve disiplinin yanı sıra ciddi oranda kadın izleyiciye hitap etme becerisi de gerektirdiği için ayrımcılığın yoğun hissedildiği mesleklerden değil. Manavgat travesti Ama son tahlilde erkeğin sözünün hep daha bağlayıcı olduğu bir ülkede yaşadığımız, bu durumun çoklukla kadınların da rızasıyla sürdürüldüğü gerçeğini değiştirmiyor. Bir “idare etme, derleme toplama, sürdürme” rolü biçiliyor kadınlara, son derece etkin pozisyonda olduklarında bile.En aydın görünümlü mahallelerde bile feci bir mahalle baskısı var bir de. Hayattan çok birbirini gözleme eğilimi. Bu bana çok sıkıcı geliyor bazen.