MANAVGAT TRAVESTİLERİ

MANAVGAT TRAVESTİLERİ

Manavgat travestileri Sonra bir ara mide rahatsızlıklarıyla uğraştı ama normaldi işte bu ülkede herkes bir yerlerinin Manavgat travestileri ağrısıyla yaşıyordu- öyle diyordu.Fakirliğin güzellemesi ya da Manavgat travesti yer yer kötülemesi mi? Kime nasıl geliyorsa artık, lakin sadece bir betimlemeden Side travesti öte bu. Side travestileri Olanı olduğu gibi aktarmaktan öte bir şey. Belki o sokaktan geçerken, onun hep başını o pencereden uzatacağı umudunun güzelliğiydi o ev. Eksilen, yiten ve yerine yenisi gelmeyecek olanın bıraktığı kekre tad yerine, bak burda küçük bir fidan var umuduydu ama bir yandan da Manavgat travestileri yoksulluk işte! Ne kadar “övsen” de yoksulluk!Side travestileri Doktora yeterlik Manavgat travesti sınavına çalıştığım bugünlerde, Maria Mies okurken, hareketten gelen bir alanın akademiye sıkıştırılamayacağı, bunun Side travesti nankörlük olacağını düşünürken, sonra duruş teorisyenlerinin öncelediği kadın deneyimlerinin feminist araştırmalarda başlangıç noktası olması gerektiği fikirleri arasında gezerken sabah bir mesaj geldi. Suna Abla yazmamış mesajı. Sürekli Manavgat travesti arayan, “nerde kaldın Side travestileri gız, niye aramıyon hiç, nerdesin, hadi gel, gelmiyon hiç” diyen Suna Abla değildi Manavgat travestileri bu kez. Oğlu yazmış. “Annemi kaybettik.Seni uğurlarken sana söz veriyorum, yeterliği geçeceğim ve yapacağım çalışmayı sana adayacağım… Ne yazarsam yazayım, senin de ilmeklerin olacak orda. Örgülerin ardına sakladığın her sessizlik benim Side travesti de cümle arkalarına koyduğum sesler, nefesler, susuşlar olacak. Söz olsun sana, var olduğum Manavgat travesti sürece cümle önlerinde, artlarında hep hikayelerimiz olacak. İyi ki çıktım yola, iyi ki yoldaydın.Side travestileri ”Yeditepe İstanbul’un sapsız baltası Yusuf’u hatırlar mısınız? Hani tek gayesi mahallenin romanını yazmak olan. Ailemle örsü kösteği yükleyip İzmir’e taşındığımız zaman, ki 8-9 yaşlarıma takabül eder, pek cazip gelmişti Side travesti bu aylağın meşguliyeti. Ancak vaki olup da kocaman bir kadın olduğum şu zamanda Yusuf’un Sazanların Tarihi’ni yazdığı mahalleye gidip karşısına dikilerek: “Kolaydı öyle mahallede Sazanların Tarihi’ni Manavgat travesti yazmak, gel de bizim mahallede yaz bakalım!” diye hesap sorardım muhtemelen. Yusuf Gülseçen’den ümidi kesince, günümüz seyahat bloggerları gibi, Instagram hesabı açsa “gezilen şehir: 55” diye bir biyografisi olması muhtemel Marco Polo’yu bekledim.